24 Temmuz 2018 Salı

24 TEMMUZ VE GELECEĞİMİZE YÖN VEREN İKİ OLAY

Son yazımda yeni kitabımın yazımına başladığım için makalelere/haberlere/yorumlara bir süre ara verdiğimi söylemiştim. Ancak "hafıza-i beşer nisyan ile maluldür" vecizesinden hareketle bugünün 24 Temmuz olması dolayısıyla iki olayı yeniden hatırlatmak istedim. Bu iki olay, Lozan Barış Antlaşması'nın veya Basın Bayramı'nın yıldönünümü değil. Çünkü zaten bu iki önemli konuyla ilgili tarihçiler, siyaset bilimciler, gazeteci meslektaşlarım vs. çok sayıda uzman önem ve anlam açısından çok sayıda analiz, değerlendirme kaleme alacaktır. Hatırlatmak istediğim iki olay hangileri mi? Aktarayım:

- 24 Temmuz 2002'de ABD'nin başlattığı Millenium Challenge (Bin Yılın Meydan Okuması) Tatbikatı.

- 24 Temmuz 2015 tarihinde başlayan terörle mücadele harekatı
Neden mi hatırlamak gerekiyor. Anlatalım...

***

2002 yılı yaz ayı başlangıcında gündeme, Amerikan ordusunun, tarihinin en kapsamlı tatbikatını yapacağı haberleri düştü. Herkes bu tatbikatta ABD'nin kimi hedef aldığını tartışıyordu. Önce İran dendi. Ancak tatbikatın senaryosunda açıklar vardı. Ardından Endonezya'nın hedef alındığı gündeme getirildi. Bu iddia da bizzat dönemin ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Orgeneral Buck Kernal'ın açıklamasıyla yalanlanmış oldu. Kernal "olay Pasifik bölgesinde değil" diyerek Endonezya olmadığını itiraf ediyordu. Suriye, Libya ismini zikredenler çıktı. Ancak bu ülkeler de tanıma uymuyordu. Peki hedef hangi ülkeydi? Bunu anlamak için tatbikatın senaryosunu hatırlatalım: İşgal edilmesi planlanan ülkede önce yıkıcı bir deprem meydana gelir, bu depremle eş zamanlı olarak uluslararası bir mahkeme ülkenin sınırlarını ilgilendiren ve çıkarlarına ters bir karar alır. Burada konu daha da ilginçleşir ve ordu hedef ülkede darbe yapar ve yakınında bulunan ada ülkeyi ablukaya alır. Önemli ulaşım yollarında bulunan bu adanın ablukaya alınması ile birlikte ABD harekete geçer ve 96 saatte o ülkenin önemli şehirlerini işgal etmeye çalışır.

Müttefik olmasına rağmen Türkiye, California'da yapılan bu tatbikata davet edilmedi. İşte tek tek senaryodaki olaylar incelendiğinde, bütün özellikleriyle uyan tek ülkenin Türkiye olarak belirlenmesi, neden davet edilmediğimizi ortaya koymaktadır. Neden mi?

- Tatbikatın yapıldığı bölge California'da dünyaca ünlü San Andreas fay hattı bulunmaktadır. Bu fay hattının dünyada en çok Türkiye'deki Kuzey Anadolu fay hattıyla benzerlik göstermektedir.

- Batı dünyası tarafından Türkiye'nin sınırları hep tartışmaya açılmaktaydı.

- Yine Türkiye'de ordunun darbe yapma geleneği vardı.

- Türkiye, deniz yolları açısından Boğazlar, Ege ve Doğu Akdeniz gibi iki kritik bölgeye hakim. Ayrıca o dönem Türk ordusu AB'nin oldu bittilerine karşı gerekirse Kıbrıs adasını abluka alacağı yönünde kararlılık göstermişti.

- Tatbikatın en çarpıcı unsurlarından bir tanesi de, ABD'nin hedef ülkeyi 96 saatte işgale girişmesi var. O dönem hedef ülke diye gündeme getirilen ülkelerden sadece Türkiye'nin seferberlik süresi 96 saattir.

-  Tatbikatın başladığı tarih olan 24 Temmuz, ABD'nin halen tanımadığı Lozan Barış Antlaşması'nın yıl dönümüdür.

- Tatbikatın adı "Bin Yılın Meydan Okuması"dır. Türklerin Anadoluya mührünü vurduğu tarih de bin yıldır ve Batı'nın yıllardır yaptığı planların başında, Türklerin Anadolu'dan sökülüp atılması vardır. Yani bu da denk gelmektedir.

Bütün bunları topladığımızda "müttefikimiz"in ülkemizi işgale hazırlık yaptığını söylemek komplo teorisi olmayacaktı, olmadı da. ABD'nin, Türkiye'nin parçalanmasını da öngören Büyük Ortadoğu Projesi'yle bölgeye saldırısı niyeti açıkça belli etti.

Peki tatbikatın neticesi ne oldu? 24 Temmuz-15 Ağustos 2002 tarihleri arasında yapılan tatbikatta, ABD kuvvetleri hedef ülke güçlerine karşı savaşı kaybetti. ABD'nin FETÖ eliyle Türk ordusuna neden kumpas kurduğunu, neden kozmik odaya girildiğini bilgilerinize bir de bu olayı ekleyerek düşünün. Bir fikir edinilmesinde faydalı olacaktır.

***

İkinci önemli olay da, 24 Temmuz 2015 tarihinde başlayan terörle mücadele harekatıydı. Evet, çok sert eleştirilere neden olan Çözüm Süreci özellikle PKK terör örgütü tarafından suistimal edilmiş, Güneydoğu Anadolu'da şehir merkezleri adeta militan ve mühimmat yuvası haline getirilmiş, "Kobani" olayları ile örgüt kalkışma provaları yapmaya başlamıştı. Türkiye, sızıntı FETÖ unsurlarının tüm olumsuz girişimlerine karşı 24 Temmuz 2015'te terör örgütlerine karşı amansız bir mücadele başlattı. Harekat, PKK'ya karşı görünse de ilerleyen süreçte FETÖ, DAEŞ, PYD gibi terör örgütlerini de hedef alarak büyüdü. Şimdilerde ise Irak ve Suriye sınırımızın tamamen terörden arındırılması için çalışmalar ve operasyonlar sürüyor. Bu nedenle devlet kararıyla 24 Temmuz 2015 tarihinde başlatılan harekat, bir anlamda yıkımdan dirilişe doğru ilerlemenin ilk adımı oldu diyebiliriz.

Bu iki olayı not etmek, gelecekteki güvenlik analizleri için faydalı olacaktır düşüncesindeyim.

Hiç yorum yok: