16 Haziran 2018 Cumartesi

NEDEN HDP DEĞİL?

Mümkün olduğunca siyasi tartışmaların içine girmemeye çalışıyor, siyaset üstü olması gerektiğine inandığım Türkiye’nin güvenliği, terörle mücadelesi konusunda bilgilerimi, kişisel kanaatlerimi aktarmaya özen gösteriyorum. Türkiye’de biri hariç, hangi parti gelirse gelsin aynı hassasiyeti taşıyacağına inanmaya çalıştığım problemlerle ilgili naçizane yorumlarımı paylaşıyorum. Ancak 24 Haziran seçimine ilerlerken, özellikle milliyetçi ve Atatürkçü bir kesimde akıl almaz bir şekilde PKK terör örgütüyle bağını yöneticilerinin ağzından bizzat itiraf eden bir partiye, “taktik” gerekçeyle de olsa destek verilmesi yönünde yapılan değerlendirmeleri görünce bu yazıyı yazma ihtiyacını kendimde hissettim. Bundan 10 yıl sonra geleceğimiz olan çocuklarımızın bizlere “Sizler o dönem neler yaptınız” diye sorduğunda, bu yazıyı onlara göstermek istedim.


10 YIL ÖNCE 10 YIL SONRA

Bu çerçevede bundan 10 yıl önce ve bugün neyi savunduğumu karşılaştırmalı örneklerle anlatacağım. Peki neden 10 yıl önce? Gazetecilik mesleğine 2000 yılında başlamama rağmen neden yazımda 2008 yılını baz aldığımı şöyle açıklayabilirim: İlk kitabım olan “Amerikalı Diplomatların Güneydoğu Faaliyetleri” 10 yıl önce, yani 2008 yılında basılmıştı. O tarihten itibaren Güneydoğu, terör örgütleri, onlara verilen destekler ile ilgili 6 tane kitabım çıktı. Bu kitaplardan dördü bizzat kaleme aldığım, ikisi de Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ile beraber yazdığım çalışmalardı. İşte bu 6 kitapta düşüncelerimi görebilir ve karşılaştırma yapabilirsiniz. Bu nedenle 10 yıl öncesini milat alarak madde madde 10 yıl önceki Ceyhun ile günümüzdeki Ceyhun arasında bir karşılaştırma sunacağım size. Yorumu sizlere bırakıyorum:

- Bundan 10 yıl önce PKK’nın bir terör örgütü olduğuna inanıyordum, bugün de PKK’nın bir terör örgütü olduğuna inanıyorum.

- Bundan 10 yıl önce de PKK ile masaya oturularak yürütülecek bir açılım sürecinin ülkeye zarar vereceğini düşünüyordum, bugün de bir açılım sürecinin Türkiye’ye zarar vereceğini düşünüyorum.

- Bundan 10 yıl önce de Kürt kökenli yurttaşlarımızın sorunları da dahil olmak üzere demokrasi sorunlarının çözümünde devlet ve millet birlikteliğine inanıyordum, bugün de buna inanıyorum.

-  Bundan 10 yıl önce de emperyalizmin kontrolündeki terör örgütlerinin demokrasi projeleriyle “düz ovaya inmeyeceklerine” inanıyordum, bugün de emperyalistlere karşı galip gelmedikçe terör örgütlerinin silah bırakmayacağına inanıyorum.

- Bundan 10 yıl önce de terör örgütlerine karşı hukuk çerçevesinde, en sert mücadele yapılması gerektiğine inanıyordum, bugün de bu mücadele yöntemine inanıyorum.

- Bundan 10 yıl önce de terörle mücadele ederken halka zarar verilmemesi, zarar verenlerin en sert cezaları alması gerektiğine inanıyordum, bugün de bu kanaatteyim.

- Bundan 10 yıl önce de terör örgütlerine anjgaje olan partilerin karşısında duruyordum, bugün de karşı duruyorum.

- Bundan 10 yıl önce de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde siyasi partilerin kimliğinin etnik veya mezhepçi değil, (sosyalist, milliyetçi, kemalist, muhafazakar vs. tanımlar da dahil olmak üzere) siyasi olması gerektiğine inanıyordum, bugün de buna inanıyorum.

- Bundan 10 yıl önce İstanbul Güngören’de PKK'nın 16 vatandaşımızla beraber katlettiği 3 yaşındaki Aleyna Çelik’e ağlıyordum, bugün PKK’nın Trabzon'da katlettiği 15 yaşındaki Eren Bülbül’e ağlıyorum.

- Bundan 10 yıl önce de emperyalizmin terör örgütleri üzerinden Türkiye’ye saldırdığına inanıyordum, bugün de PKK/PYD/DEAŞ/FETÖ üzerinden aynı saldırıyı şiddetlendirerek sürdürdüklerine inanıyorum.

- Bundan 10 yıl önce de Şeyh Saitleri, Seyit Rızaları halk düşmanı, Diyap Ağaları vatan kahramanı olarak görüyordum, bugün de bu görüşüm aynen yerinde duruyor.

- Bundan 10 yıl önce de Kürt Teali Cemiyetinin ve devamı olan etnik, bölücü hareketlerin Türkiye düşmanı olduğuna inanıyordum, bugün de aynısını düşünüyorum.

- Bundan 10 yıl önce de terör örgütüyle masaya oturanların karşısında durdum, bugün de kim terör örgütüyle masaya oturursa karşısında dururum.

- Bundan 10 yıl önce de şehitlerimizi unutmadım, hep andım, bugün de her anımda şehitlerimizi anarım.

- Bundan 10 yıl önce de Türk-Kürt fark etmeksizin terör örgütlerinin katlettiği vatandaşlarımıza göz yaşı dökerdim, bugün de dökerim.

- Bundan 10 yıl önce de öğretmenlerimiz, işçilerimiz teröristlerin hedefinde olduğunda tepki verdim, bugün de Aybüke, Necmettin öğretmenlerimiz için tepkimi ortaya koyuyorum, onları unutmuyorum.

- Bundan 10 yıl önce de meselenin sadece askeri değil, ekonomik, sosyolojik, diplomatik boyutlarının olduğuna inanırdım, bugün de buna inanıyorum.

- Bundan 10 yıl önce de NATO’nun Türkiye’yi hedef alan terör örgütlerine destek verdiğine inanıyordum, bugün de bu inancımı koruyorum.

- Bundan 10 yıl önce de bütün devletlerle bağımsız ilişki kurmanın gerekliliğine ancak emperyalist müdahalelere direnmenin zorunluluğuna inanıyordum, bugün de bu inançtayım.

BİZİ DEĞİL PEŞİNE DÜŞTÜKLERİNİZİ SORGULAYIN

O kadar çok örnek sayabilirim ki bu şekilde. Ama inanın sayfalara sığmaz, okunması da zor olur. İşte yukarıda özetini yazdığım nedenlerden dolayı, hiçbir zaman sadece ve sadece etnik bir siyaseti ve terör örgütüne angaje politikaları öne çıkaran bir partiyi desteklemem, desteklenmesine de itiraz ederim.

Son sözüm de kendi desteklerini “taktik” kelimesiyle gerekçelendirmeye çalışan dostlarıma: Eğer sırtını terör örgütlerine yasladığını söyleyen, “PKK’nın bizleri ve sizleri tükürüğüyle boğacağı” tehditlerini savuranlara karşı “taktik” de olsa destek verecek boyuta gelmişseniz, bizim gibi bu desteğe itirazlarını söyleyenleri değil, peşine düştüklerinizi sorgulayın. Sonuçta siyaseti değiştirme iddiasında olan bizler değil, onlardır.

1 yorum:

Unknown dedi ki...

Yazınızda vermiş olduğunuz bilgiler den ve biz gençleri bilinçlendirdiginiz için teşekkürler.