4 Mayıs 2017 Perşembe

ZOR DÖNEM İLK YAZI

Son yıllardaki gelişmeler ile Suriye ve Irak’ın kuzeyi adeta birbiriyle bağlantılı bölgeler haline geldi. ABD’nin Irak’ı işgali sonrası bu ülkenin kuzeyinde PKK terör örgütünün güçlenmesi ve yeniden eylemlere girişmesi, ardından KCK terör yapılanmasının kurularak Türkiye, Suriye, Irak ve İran’ı içine alan bir devlet yapılanmasının hedeflenmesi, Türkiye içindeki eylemlerle Türkiye’nin terör örgütüne karşı gardının düşürülmesi, Suriye’deki iç savaşın başlamasını fırsat bilen terör örgütünün Suriye yapılanması PYD’nin önce işgaller, ardından kanton ilanları yapması, ardından Irak’ın Suriye sınırındaki Sincar bölgesini işgal eden örgütün yeni bir Kandil oluşturma planı ve iki ülkenin kuzeyinden Akdeniz’e uzanan bir koridor çabaları bölgedeki mücadeleyi kızıştırdı.

Türkiye bir taraftan buradaki ve içerideki terör yapılanmaları ile uğraşırken, öbür yandan FETÖ’nün içerideki bölücü faaliyetleri ile uğraştı. Önce içerideki PKK varlığı hareket edemez hale getirildi, örgüt kazdığı hendeklere gömüldü. Ardından 15 Temmuz darbe girişimini püskürttü. Sonrasında ise Fırat Kalkanı ile o koridor planı bozuldu. Ancak tehdit bitmemişti. Örgüt Fırat’ın batısına geçmişti. Münbiç PYD’nin elindeydi. Ayrıca Irak’ın Sincar bölgesinde ikinci bir Kandil oluşturma çabaları vardı.

İşte Türkiye Fırat Kalkanı’ndan sonra ikinci hamleyi Sincar ve Karaçok bölgesine doğru yaptı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, çok başarılı olduğu konusunda uzmanların birleştiği hava harekatları, günlerdir beklenen operasyonun ilk adımı niteliğindeydi. Bununla bağlantılı olarak onlarca soru gündeme geliyor;

- Operasyon genişleyecek mi?

- Bir kara harekatı olacak mı?

- Karşımızdaki güçler kimler?

- ABD’nin ve Rusya’nın bize karşı tavrı ne olacak?

- Bölge ülkeleri operasyonları nasıl karşıladı?

Biz de bir nebze ulaştığımız bilgiler çerçevesinde bu sorulara yanıtlarımızı aktaralım.

- Operasyonların genişlemesi ilk aşamada kolay görünmüyor. Önümüzdeki dönemde sadece hava harekatları gündeme gelebilir.

- Kara harekatı bu aşamada düşünülmüyor. Çünkü olası bir kara harekatı Türkiye’yi İran ve Irak ile karşı karşıya getirebilir. Bu da sorunu şu aşamada daha içinden çıkılmaz hale getirebilir. Türkiye, kararlılığını koruyor. Ancak sorunu olası hava harekatları ile sürdürmeye çalışıyor.

- Sincar ve Karaçok harekatlarından en çok rahatsız olan maalesef bölge ülkeleri İran ve Irak ile ABD gözüküyor.

- ABD, Sincar ve Karaçok harekatına, Suriye’ye yönelik harekata göre daha yumuşak tavır gösterdi. Ancak ABD’li bir askeri yetkilinin PKK elebaşları ile görüntü vermesi, ilişkilerde gerginliğe yol açtı. ABD, bu operasyonu, İran ve Irak’a bir darbe olarak gördüğü için faydalanmaya çalışabilir. Ancak Türk devlet aklı, haksız olduklarını bildiği halde İran ve Irak ile karşı karşıya gelmeyecek kadar tecrübeli ve bilinçli. Ruslar ise ABD’ye göre daha net bir açıklama yapmasına rağmen devamını getirmedi. Buna karşın Suriye’den verilen görüntülerle mesaj verildi. Bu da Türkiye’de rahatsızlık yarattı.

- İran bölgeyi Lübnan ve Suriye’ye yönelik destek amacıyla kullanıyordu. Bunu bilen PKK’da kendini bu kullanıma açmıştı. Bu nedenle operasyon en çok İran’ı ve onunla birlikte hareket eden Irak yönetimini rahatsız etti. Ancak İran da Türkiye ile bir restleşme taraftarı görünmüyor.

- Suriye’de Afrin ve Münbiç bölgeleri konusunda kaynaklar şu bilgileri aktarıyor: ABD, Sincar’daki gibi yumuşak tavır almaz. Bu nedenle dikkatli ve uzun soluklu bir mücadele olacak.  Diploması önem kazanıyor. Ruslar ise Afrin’de terör örgütünün Suriye silahlı kanadı YPG’yle ortak görüntülor veriyor. Bu da kabul edilebilecek bir durum değil. Ama ABD ile geçerli olan süreç Ruslar için de geçerli: uzun ve zor bir diplomasi…

Son not: Rus kaynakları “Bizim Afrin’de bulunma amacımız PYD’yi korumak veya özerk bölge oluşturmak değil, buranın Suriye bağlantısını koparmamak üzerinedir. Münbiç’i de Suriye’ye devredeceğiz” diyorlar. İnandırıcı mı? Zaman gösterecek.

Zor dönemin ilk yazısında bu yanıtlar, kafalardaki sorulara bir nebze yanıt oluşturacaktır. Yeni Birlik okurlarına merhabamız da bu bilgilerle olsun.

(Yeni Birlik Gazetesi)

Hiç yorum yok: