29 Mayıs 2017 Pazartesi

İRAN’I ÇEVİRME

ABD Başkanı Trump’ın ilk iki dış ziyaretini sırasıyla Suudi Arabistan ve İsrail’e yapması, bu temaslarda yapılan vurgular, Trump döneminin dış politikasının ana ekseninin İran ile mücadele olacağının işaretlerini verdi. İran’ın Irak işgali ve sonrasında da Suriye iç savaşında yaptığı hamleler, bölgede nüfuz alanını artırması bölgede en az işgal girişimleri kadar rahatsızlık oluşturmuş ve eleştiriye neden olmuştu. Ancak ABD’nin bu hamleleri yapması ise ayrı bir rahatsızlık konusu. Bir yanlışın başka bir yanlışla düzeltilmesi hele Ortadoğu coğrafyasında sorunları daha da derinleştiriyor. Hele de bütün ciddi sorunların ABD’nin Irak’ı işgali sonrası başladığı düşünülürse…

Gelelim ulaştığımız bilgiler çerçevesinde İran’a karşı hamlenin nasıl yapılacağına...

Anladığımız üzere ilk aşamada Suriye üzerinde bir çevreleme yapılacak. Şam yönetimi ile İran’ın ilişkileri biliniyor. Bu nedenle özellikle Şam yönetimi çevrelenecek ve İran’ın burayla bağlantısının koparılması amaçlanacak. Bunun için DEAŞ operasyonları da kullanılacak.

Konuştuğumuz uzmanlar ve kaynakların aktardığına göre, bu plan çerçevesinde şu hamleler gerçekleştirilecek:

- DEAŞ’tan temizlenmesi planlanan Rakka ve Musul arasında bir hat oluşturulacak. Bu hat üzerinde Sünni bir yapı tesis edilecek. Bu yapı, İran’ın Irak üzerinden Şam’a ve buradan da Lübnan Hizbullah’ına vereceği desteğin önüne geçecek. ABD’nin Türkiye’nin Sincar’a yönelik hava operasyonuna beklenenin aksine düşük dozda tepki vermesi bu çerçevede değerlendiriliyor. Çünkü bu coğrafya İran’ın Irak üzerinden Suriye’ye geçiş noktalarından biri olarak biliniyor. (PYD bölgelerine olası harekat ihtimalinin ABD’yi çok daha fazla rahatsız ettiğini biliyoruz).

- Suriye’nin güneyinde ise Kuneytra, Dera ve Süveyde üzerinden benzer bir hat oluşturulması amaçlanıyor. Ağırlıklı olarak Ürdün’de konuşlu bulunan kuvvetler kullanılacak. Bu da Şam’ın güneyden kuşatılmasında etkili olacak. Hem Lübnan’dan gelen desteğin önüne geçilecek hem de Şam yönetimi zayıflatılacak.

Gelelim kullanılacak kuvvetlere. ABD, uzun süredir burada Türkiye haricindeki kuvvetlerle iletişim kuruyor ve onları “kara gücü” olarak görüyor. Örneğin ÖSO içinde kendisine bağlı yapıları Ürdün’de eğitirken, Suriye’nin kuzeyinde de Türkiye’nin her türlü ısrarına rağmen terör örgütü PYD/YPG ile çalışmaya devam ediyor. Rakka’nın DEAŞ’tan temizlenmesinde de YPG’li teröristleri kullanma konusunda kararlı. Ayrıca Rakka temizlendikten sonra buraya yerleştireceği Sünni Arap unsurların da ABD kontrolünde ve YPG’ye ses çıkarmayacak unsurlar olacağı kaydediliyor.

İran’ın sözünü ettiğimiz hamleleri eleştirilebilir. Ancak bu ABD planı bölge dengelerini sarsabilir ve terör örgütlenmelerinin önünü açabilir. Bölge ülkelerinin iletişimiyle çözülebilecek sorunlar daha çetrefilli hale gelebilir. Parçalanmış ve terörize edilmiş bir yapı, Batı dünyasının bölgeyi kontrol amacına hizmet ederken bölge açısından kapanması uzun yıllar sürecek yaralar açabilir. Buna dikkat etmek gerekir.

***

SURİYE SAVAŞI VE AWACS

Yeni seçilen ABD başkanları için geleneksel toplanan NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi geçtiğimiz günlerde yapıldı. Toplantıda Türkiye’nin hassasiyetleri aktarılırken, NATO’nun DEAŞ ile mücadele koalisyonuna katılması yönünde adım atma kararı alındı. Bu çerçevede AWACS erken uyarı uçakları ile katılma kararı kamuoyuna açıklandı. Öncelikle bu kararın birden çok anlamı olduğuna dikkat çekmek gerekir. Bunları sıralayacak olursak;

- AWACS’lar Boeing firması tarafından üretilen ve hava hareketliliğini tespit ve koordinasyon konusunda yeterli donanıma sahip uçaklar. Özellikle koalisyon uçaklarının koordinasyonu konusunda ABD ve müttefiklerine katkı sağlayacağı açık.

- NATO’nun, AWACS’lar üzerinden koalisyona katılımı, Almanların İncirlik konusunda elini güçlendirdi. Mesele  artık Türkiye-Almanya ekseninden çıkıp NATO meselesi haline geldi.

Ancak AWACS’ların sadece DEAŞ değil, başka amaçlarla bölgede hareket edeceği noktasında değerlendirmeler de bulunuyor. Bu konular üzerinde çalışan önemli bir uzman “DEAŞ’ın uçağı olmadığına göre, ilerleyen dönemlerde Rusya ve Suriye hava hareketliliği konusunda AWACS’lar kullanılabilir. Bu da bölgede farklı gelişmeleri tetikleyebilir” uyarısında bulundu.

Her geçen günümüzün daha büyük zorlukları önümüze sereceği kesin gibi…

(Yeni Birlik Gazetesi)

Hiç yorum yok: