4 Ocak 2013 Cuma

4 GÜN GECİKMELİ 2012 DEĞERLENDİRMESİ: ALAN HAKİMİYETİ TUZLA BUZ


 2012 yılının fotosu: Türk bayrağı indirildi, PKK flaması asıldı

İmralı'daki Abdullah Öcalan ile müzakere yapıldığının 2013'ün ilk günlerinde ortaya çıkması, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı'nın gözaltına alındığı gün, İmralı'ya Ahmet Türk ve BDP'li Ayla Akat Ata'nın gitmesi önümüzdeki günlerin gündemini belirlemiş gibi. Kürt/Terör/Demokrasi adı her neyse sorun yine gündemimizde olacak.


Bugünü görmek için 2012'yi nasıl kapattığımıza, daha doğrusu 2012'de ne olduğuna bakmamız gerekiyor. Bizlerin de haberlerimizde, yazılarımızda duyurduğumuz bir 2012 değerlendirmesi bugünü açıklaması bakımından faydalı olacaktır.

AKP'nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra PKK'nın gücünün asgari düzeye indiren politikalar devre dışı kalmıştı. AKP'nin ABD ile imzaladığı gizli anlaşmalar (Abdullah Gül'ün, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile imzaladığı 2 sayfalık 9 maddelik gizli anlaşmanın maddelerinden biri 'PKK'ya karşı sınır ötesi harekat yapmama'ydı) ve Irak'ın işgali sonrasında Kandil merkezli bir şekilde güçlendirilen PKK, 2004 yılıyla birlikte saldırılarını yeniden artırdı. Özellikle 2006 ve 2007 yıllarında ABD desteğiyle saldırılarını yoğunlaştıran PKK, 2009 yılındaki açılımla da siyasallaşmanın yapıtaşlarını döşedi. 2011 yılında da Diyarbakır Silvan'da 13 askerin şehit edildiği gün, DTK aracılığıyla özerklik ilanı yapan PKK 2012 yılını AKP politikaları sayesinde kazandığı mevziler nedeniyle "final yılı" ilan etti.

2012 yılına da böyle girildi...

ABD'nin verdiği istihbaratla, Hava Kuvvetleri'nin 34 yurttaşın hayatını kaybetmesine yol açan Uludere bombardımanı ile ilgili yıl boyunca propaganda yapan örgüt, diğer yandan da silahlı eylemlerini de sürdürdü.

İlk açılım Hükümeti böldü

Henüz PKK'nın silahlı eylemleri yoğunlaşmadan, hükümetin yeni bir açılım planı hazırlandı. Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı'nın hazırladığı ve Başbakan Erdoğan'ın "Terör örgütüyle mücadele siyasi uzantıları ile müzakere" ifadeleriyle formüle ettiği açılım planı, Mart ayında kamuoyuna duyuruldu.

Ancak Müsteşar Murat Özçelik ile açılımlardan sorumlu olan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın anlaşamaması, Özçelik'in Nisan ayında istifasının sonrasında bu planı rafa kaldırdı. Atalay, yeniden bir Habur ve Oslo süreci istiyordu ve bu süreci savunuyordu. Atalay, Habur ve Oslo'da PKK'nın ve BDP'nin iyi niyetli davranmadığını düşünüyordu.

Şemdinli'de 20 gün PKK mevzilenmesi

Yeni açılım rafa kalkınca ve Özçelik'in istifası sonrasında KDGM devre dışı kalınca MİT yeniden açılım için devreye girdi. Ayrıntılarını bir başka yazıda açıklayacağımız girişimler yazın, Ramazan ayı öncesinde başlamıştı. PKK da bu süreçte hükümetin niyetini çözmüş, masada güçlü bulunmak için kritik saldırıları başlattı.

En kritik saldırı Temmuz ayında Hakkari'nin Şemdinli ilçesine yapıldı. PKK'nın Temmuz ayında yaptığı yığınakla Hakkari'nin Şemdinli ilçesi kırsalında yaklaşık 20 gün süren saldırılar yapması ve 20 yıl sonra Türk ordusuyla cephe savaşı vermesi, 2012 yılının terör gündemine damgasını vurdu. PKK ağır kayıplar verip, geri çekilse de Ergenekon, Balyoz gibi operasyonlarla darbe yiyen Türk Ordusu'nun daha önce alan hakimiyeti kurduğu bölgede PKK'nın 20 gün boyunca konuşlanması kaygıya neden oldu.

Vekil kaçırıldı, bayrak indirildi

Şemdinli'nin ateşi sönmemişken, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, 12 Ağustos'ta kaçırıldı. PKK'lılar tarafından 48 saat sonra serbest bırakılan Aygün'ün, Tunceli'de Seyit Rıza heykeli önünde açıklama yapması ve PKK'lılardan "Genç arkadaşlar" olarak söz etmesi başta CHP tabanı olmak üzere büyük tepki çekti.

Ağustos ayında bir başka sarsıcı olay da Aygün olayından birkaç gün sonra BDP'lilerle PKK'lıların kucaklaşması oldu. 17 Ağustos'taki kucaklaşma sonucunda BDP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması gündeme geldi. Anayasa konusunda benzer düşüncelere sahip olan AKP ve BDP'nin bu şekilde "restleşmesi" popülist söylemin ötesine geçmedi. BDP'lilerle kavga görüntüsü verip, siyaseten uzlaşma politikası alttan alta bu yıl da yürümeye devam etti.

2012 yılına damgasını vuran önemli bir dizi olay da Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde yaşandı. 3 Eylül'de Beytüşşebap'taki askeri ve emniyet noktalarına eşzamanlı saldırılar yapan PKK 10 askeri şehit etti. Çatışmalarda 20 PKK'lı öldürüldü. Ölen PKK'lılardan 3'ünün cenazesini almak için 4 Eylül'de ilçede toplanan kalabalık büyük olaylara neden oldu. Askeri araca PKK flaması asılması ve PKK sempatizanlarının tepkisinden çekinilip, askeri lojmanın balkonundaki Türk bayrağının kaldırılması görüntüsü hafızalara kazındı.

Öcalan'la masaya oturmanın zemini: Açlık grevleri

Yaklaşık 60 gün süren açlık grevleri Öcalan'ın talimatıyla bitirilirken, "Abdullah Öcalan tek lider", "Terör Öcalan'la görüşülerek bitirilir" söylemleri ile 2012'nin son döneminde İmralı ile müzakerelerin zemini hazırlandı. Öcalan "Sadece Hakan Fidan ile görüşürüm" şartını ortaya koyarak, bir anlamda Fidan'ın arkasındaki Başbakan Erdoğan'la masaya oturmanın hesaplarını yaptı ve bu hesabı tuttu. Hükümet Öcalan'ın şartına boyun eğerek, 16 Aralık'ta MİT Müsteşarı'nı İmralı'ya gönderdi. Fidan ile Öcalan'ın ne konuştuğu henüz bilinmiyor, ancak önümüzdeki günlerde yeni Anayasa ile ilgili çıkacak haberler, bu görüşmeye yönelik ipuçları verecektir.

PKK 2012 yılını final yılı ilan etti. Hükümet yandaşları, "Bakın final yılı dediler ama bir şey olmadı" desinler ancak, örgüt geride bıraktığımız yıl, çok önemli kazanımlarla iki ileri bir geri taktiğini uygulamaya devam etti.

Bütün bunlar olurken millet mi neredeydi?

Bir yarımız 19 Mayıs, 29 Ekim, 10 Kasım, 13 Aralıklarda bu gidişe dur demek için meydanlarda, öbür yarımız ise Lale Devri, O Ses Türkiye'lerle eğlencede, kıyametten kurtulmak için Şirince'de...

CEYHUN BOZKURT

oceyhunb@gmail.com

bozkurtceyhun@yandex.com

https://twitter.com/cyhnbzkrt


https://www.facebook.com/cyhnbzkrt

Hiç yorum yok: