23 Haziran 2012 Cumartesi

TÜRKİYE VE SURİYE'YE SORULAR

Türkiye ile Suriye arasında nurtopu gibi yeni bir kriz var. Mevcut kriz, öncekiler gibi değil. 1998 yılındaki kriz gibi, savaşa gidecek bir süreci tetikleyebilir. Bu nedenle adımların son derece dikkatli atılması şart. Ben, Suriye politikalarını genel olarak eleştirsem de ilk açıklamalarına bakarak hükümetin de bu ciddiyetin farkında olduğunu gördüm. Açıklamalar son derece ihtiyatlı yapılıyor.
Kriz ciddi.
Krizin içinde çok sayıda soru işareti beliriyor.
Öncelikle ülkemizdeki tehlikeli kutuplaşma, bu krize kamuoyunun bakış açısını sağlıksız etkiliyor. Hükümetin genel ve Suriye politikasını eleştiren kesimler, kayıtsız şartsız Suriye’nin haklılığını dile getirirken, hükümetin politikalarına destek veren kesimler hükümetin açıklamalarına bağlı olarak ihtiyatlı yorum yapmaya özen gösteriyor. Ancak bazı “sanat” erbapları gibi Türkiye’nin Suriye’ye savaş ilanı yapmasını savunanlar da az değil. Bu nedenle sağlıklı yorum, değerlendirme görme imkanı ne yazık ki çok az.
Bu krizde iki tarafın da yanıtlaması gereken çok sayıda soru var.
Ben, bu soruların yanıtlarının krizin temelini anlamada etkili olacağını düşünüyorum. İki ülkenin yanıtlaması gereken sorular şunlar:

TÜRKİYE’NİN YANITLAMASI GEREKEN SORULAR

- Uçağın keşif uçağı olduğu söyleniyor. Bu uçak neyin keşfi için o bölgede uçuş yapıyordu? Hangi amaçla Suriye kıyılarına yanaşıldı?
- Uçak, Kıbrıs açıklarında petrol ve doğalgaz aramalarının da keşfini yapmış mıydı?
- Bildiğim kadarıyla pilotlar, uçuştan önce uçuş planını imzalar. Uçuş planında da uçağın, seyir yapacağı koordinatlar bulunur. Uçağın, Malatya’dan havalanmadan önce seyir yapacağı güzergah kamuoyuna açıklanacak mı?
- Jetimizin uçuşu sırasında havada güzergah değişikliği yapıldı mı?
- Keşif yapılacak seyire tek uçak mı iki uçak mı gönderilir? İki uçak gönderildiyse diğer uçak nerede?
- Uçağımız konvansiyonel silahla mı, yani füzeyle mi düşürüldü?

SURİYE’NİN YANITLAMASI GEREKEN SORULAR
- Uçakla ilgili, vurmadan önce herhangi bir uyarı yapıldı mı?
- Uçağın Türk jeti olduğu biliniyor muydu?
- Türk jetleri daha önce hava sahası ihlali yaptı mı?
- Türkiye’de, ABD merkezli “Suriye karşıtlığı” pompalanırken böyle bir hareket neden yapıldı?
- Suriye, konuyla ilgili soruşturma yapıp, sorumluların cezalandırılmasını sağlayacak mı?
- Bu hareket, daha önce alınan bir karar neticesinde mi alındı?
- Olayla ilgili Rusya ve İran gibi bölgesel müttefikleriyle değerlendirme yapıldı mı?
Bu, ilk aklıma gelen sorular. Özellikle uçağın kalkış öncesinde belirlenen güzergahının açıklanması belki birçok soru işaretini giderecektir. Çünkü, uluslararası kamuoyunu yönlendiren ABD ve İngiltere gibi ülkelerin, olayı Suriye üzerine yıkma çabalarının başarılı olma ihtimali yüksek. Böylece, Türkiye’de de oluşturulacak kamuoyu ile Suriye ile kan dökülecek bir çatışma ihtimali artabilir. Bu durum da, bölgede birçok dengeyi sarsacak, belki de pandoranın kutusunu açacaktır. Hele de, Rusya gibi küresel bir gücün Suriye’nin yanında yer alıp, Doğu Akdeniz’de Türkiye ile kontrollü bir çatışmaya karşı, bölgedeki güçlerine tahkimat yaptığı bir dönemde, böyle bir çatışma Türkiye, Suriye, İran ve Rusya’nın işine gelmeyecektir. Irak da böyle bir durumdan etkilenebilir. Çünkü, kuzeyinde, “Bölgede herhangi bir karışıklık olsun da, bundan istifade biz de devletimizi ilan edelim” diyen bir Barzani yönetimi varken Irak'ın böyle bir krizden galip çıkacağını zannetmiyorum.
Olay, bölge ülkelerinin,kendi bünyesinde sorumluların cezalandırılarak atacağı kararlı adımlarla çözülebilir. Emperyalist güçlerin kontrolündeki BM ve NATO’nun kararlarıyla değil…

CEYHUN BOZKURT

oceyhunb@gmail.com

bozkurtceyhun@yandex.com


Hiç yorum yok: