25 Haziran 2012 Pazartesi

JOHNSON MEKTUBU’NUN SURİYE İLE NE İLGİSİ VAR?

Johnson Mektubu ile Suriye krizi arasında ne gibi bir benzerlik olabilir diye bazılarınız sorabilir. Ben önce bu ilgiyi bir anlatayım sonra siz karar verin bağlantısı olup olmadığına…
Kıbrıs’ta “Kanlı Noel” olarak da adlandırılan ve silahlandırılan Rum çetelerinin Kıbrıs Türklerine yönelik saldırılarıyla başlayan süreçte, Türkiye 1964 yılında Ada’ya müdahale kararı almıştı. Türkiye, 1960 Garanti Antlaşması’nda taraf devlet olarak sahip bulunduğu haklara dayanarak, Türk toplumunun güvenliğini korumak ve Rumların katliamlarının bir jenoside dönüşmesini önlemek amacıyla müdahalede kararlıdır. Askeri müdahale için 7 Haziran 1964 tarihi belirlenir. Ancak 5 Haziran 1964 tarihinde, Başbakan İsmet İnönü’ye, dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Lyndon B. Johnson tarafından yazılan bir mektup iletilir. Mektup, her türlü diplomatik nezaketten uzak ve sert ifadelerle doludur. Tarihe “Johnson Mektubu” olarak geçen mektupta, öyle bir bölüm vardır ki, günümüzdeki tartışmalara da ışık tutabilecektir. ABD Başkanı Johnson, Türkiye’nin Kıbrıs’taki katliama müdahale etmesi durumunda, ABD’nin Soğuk Savaş’taki düşmanı Sovyetler Birliği’nin de Rumların lehine Ada’ya müdahalesinin söz konusu olabileceğini hatırlatarak şunları belirtmektedir: 
“Türkiye tarafından Kıbrıs'a yapılacak askeri bir müdahale Sovyetler Birliği'nin meseleye doğrudan doğruya karışmasına yol açabilir. NATO müttefiklerinizin tam rıza ve muvafakatleri olmadan Türkiye'nin girişeceği bir hareket neticesinde ortaya çıkacak bir Sovyet müdahalesine karşı Türkiye'yi müdafaa etmek mükellefiyetleri olup olmadığını müzakere etmek fırsatını bulmamış olduklarını takdir buyuracağınız kanaatindeyim.”

Yani ABD Başkanı, en büyük düşmanları Sovyetler Birliği’nin müdahalesine karşı, NATO’nun Türkiye’yi savunmayacağını üstü kapalı açıklamaktadır. NATO’nun 5’inci maddesi, Türkiye için devreye girmeyecektir.

Mektup sonrası, Türkiye Ada'ya müdahaleden vazgeçer. Ancak mektup Türk-ABD ilişkilerinde büyük yara açmıştır.

Atlantic Council’in Yayın Koordinatörü James Joyner’in, Hürriyet’in internet sitesinde yayımlanan makalesini okurken, aklıma Johnson Mektubu geldi. En büyük düşmanı Sovyetler Birliği’ne karşı Türkiye’yi korumak için bile 5’inci maddeyi devreye sokmayan NATO, Suriye’de Türkiye’nin arkasında durur mu, bence Türk kamuoyunun oturup yeniden düşünmesi gerekir.

Unutmadan, 5’inci maddenin NATO tarihi boyunca sadece ABD’nin Afganistan saldırısı için devreye sokulduğunu da hatırlatalım.

CEYHUN BOZKURT

oceyhunb@gmail.com

bozkurtceyhun@yandex.com


1 yorum:

Murat AYGEN dedi ki...

İnönü’nün “Yeni bir dünya kurulur …” sözü Başkan Johnson’a değil, fakat ATATÜRKÇÜ Amerikan medyasına çekilmiş bir “one minute” ihtarı idi; ULU BAŞKAN DONALD TRUMP medyaya böyle zılgıtlardan günde beş-on tane çekiyor.