15 Mayıs 2010 Cumartesi

BÜYÜK KULÜP OLMAK (BURSASPORLULAR ÇOK KIZACAK AMA...)

Hep spor yazıları yazmak istemişimdir ama kana siyaset girdi ya bir türlü fırsat bulamadım. Ama ligin son haftası öncesinde bu yazıyı kaleme almak istedim.

Fenerbahçe mi Bursaspor mu tartışması şimdilerde gündemde.

Fenerbahçe Trabzonspor ile, Bursaspor ise Beşiktaş ile kendi sahalarında karşılaşacak. Bu maçlar sonunda da bu yılın şampiyonu belli olacak.

Eskiden alışmıştık, Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray arasındaki rekabete. Ayrıca Trabzonspor da yıllardır lig yarışında olmasa da her zaman büyüklüğünü kabul ettiren bir kulüp. Ama son yıllarda Sivasspor ve Bursaspor ile bir çeşitlilik söz konusu. Bu da güzel bir rekabeti beraberinde getiriyor.

Ancak benim yazmak istediğim nokta, sportif boyutunun ötesinde taraftar boyutuyla alakalı.

Bir takım şampiyon olsa bile o takımın büyük takım olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle Bursaspor şampiyonluktan önce “büyük bir kulüp” olduğunu göstermeliydi. Ama bu fırsatı kullanmadı.

Neden mi?

Çünkü Bursaspor, 26 Eylül 2009 tarihinde, Bursa Atatürk Stadı’nda büyük kulüp olma şansını elinden kaçırdı. Bu tarihte Bursa’da Diyarbakır ile oynanan maçta çıkan olayları kısaca hatırlatmakta fayda var:

* Bursaspor seyircisi sanki yabancı bir ülkenin takımı ile maç yapılıyormuş gibi stadı Türk bayrakları ile doldurmuştu.

* Maç sırasında “PKK dışarı” sloganları eksik olmadı.

* Yine maç sırasında “şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganları atıldı.

* Ayrıca iki takım seyircisi arasında koltuk fırlatma benzeri kısmi şiddet olayları yaşandı.

Aslında bu olaylar sadece Bursa’da değil Diyarbakırspor’un gittiği bazı deplasmanlarda yaşanıyordu. Büyük takımlarla (Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor) Diyarbakırspor arasında oynanan maçlar hariç.

Bu büyük kulüplerin taraftarları, bazen eleştirilecek bir fanatizme imza atsalar da tek bir şeyi yapmadılar: Irkçılık ve bölücülük.

Çünkü onların içinde Türkmen, Kürt, Laz, Çerkes, Boşnak, Devrimci, Ülkücü, Muhafazakar, Alevi, Sünni, Bektaşi vs. her kesimden, her inançtan, her siyasetten insan bulunuyor. Trabzonspor’un bile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da birçok sempatizanı vardır. Bu kentimizde bazen olaylar yaşansa da bu kentimizin taraftarının tek bir bilinci vardır: Bu ülkenin her yurttaşı birdir. Siyaset yapılacaksa, PKK’ya yönelik slogan atılacaksa, sadece Diyarbakırspor maçında değil her maçta bu protesto yükselir. Ama ne Genç Fenerbahçeliler, ne UltrAslan, ne Çarşı ne de adını hatırlayamadığım Trabzonspor taraftar grubu, Diyarbakır’a yönelik şiddeti yönetmez. İşte büyüklük budur. Bu Türkiye’yi kucaklamaktır.

Evet Bursa, büyük olma şansını o maçta kaybetmişti. Büyük takımlar kategorisine girebilirdi ama onlar bunu tercih etmek yerine, çocuklarıyla stadyuma gelenlere bile taşlar, maytaplar, koltuklar, kesici aletler fırlattılar.

O nedenle Bursa’ya şöyle seslenmek lazım: Şampiyon olabilirsiniz ama büyük olamazsınız…

Hiç yorum yok: