27 Aralık 2016 Salı

PARÇALARI BİRLEŞTİRİNCE KARŞIMA ÇIKAN RDX FOTOĞRAFI

PKK terör örgütünün gerçekleştirdiği ve 44 polis ve vatandaşımızın şehit olduğu Beşiktaş saldırısı sonrasında gündeme gelen RDX patlayıcılar son olarak El Bab’da görev yapan askerlerimizin karşısına çıktı. Taş şeklinde hazırlanan tuzak fark edilip imha edildi. Ancak Fırat Kalkanı harekatının 125 gününde kontrollü bir şekilde etkisiz hale getirilen EYP sayısının 2335 olduğu düşünülürse, bu tür tuzakların daha çok sayıda bölgede askerlerimizin karşısına çıkacağı aşikar. Bu nedenle bu patlayıcıyla ilgili küçük bir araştırma yaptım. Yetkililerin “ özel bir patlayıcı” cümlesinin hiç de boş olmadığını gördüm. Parçaları birleştirmeye çalışınca, kafamdaki bazı soruları yanıtlamaya yaklaştım. Kendi kendime yaptığım bu beyin jimnastiğini sizinle de paylaşmak istedim.

KULLANILAN SALDIRILAR
- RDX ilk olarak karşımıza Uğur Mumcu suikastında çıksa da, arşiv taramasında birkaç kez daha çıkıyor. 12 Mart Sıkıyönetim Mahkemelerinde görev yapan Hakim Binbaşı Yaşar Değerli, 7 Haziran 1978’de aracına yerleştirilen patlayıcının infilak etmesi sonucu yaralanmış. Yapılan araştırmada emniyet TNT ya da RDX-C4 türü patlayıcı ihtimali üzerinde durmuş.
- 1987 yılının Nisan ayında Hatay Emniyeti’nin bir eve yaptığı baskında bulunan patlayıcıda, inceleme sonucunda RDX tespit edilmiş. Bulunan patlayıcının İslami Cihat örgütü tarafından yurda sokulduğu saptanmış.
- 24 Ocak 1993’te Uğur Mumcu suikastında RDX kullanılmış. Daha sonra TBMM’de oluşturulan Uğur Mumcu Suikastını Araştırma Komisyonu raporunda RDX ile ilgili çarpıcı ifadeler yer alıyor: “Ankara DGM'nin 08/09/1993 tarih ve 1993/415 sayılı yazılarında savcı Ülkü Coşkun imzası ile ‘izah edildiği üzere RDX patlayıcı ile meydana gelen olaylar hakkındaki soruşturmalar Cumhuriyet Savcılığımızca sürdürülmekte ve bugüne kadar bu olayların adli açıdan aydınlanması hangi örgütlerin bu eylemleri ifa ettiği, olay fail ya da faillerinin kimler olduğu ve kimliklerinin tespit edilemediği, yakalanamadıklarının görüldüğü ve hadiselerin değerlendirilmesi sırasında RDX plastik patlayıcı ile yapılan eylemlerin profesyonel eylemler olduğu ve gizli servis faaliyetleri kapsamında bulunabileceği savcılığımızca müşahede edilmesi sebebi ile bu kapsamda araştırma ve soruşturmalar yapılıp savcılığımıza bildirilmesi’ içerikli yazı ile Milli İstihbarat Müsteşarlığından bu konuda yardım istemesi bu tür olayların profesyonel ve faillerinin yakalanması güç olan olaylar olduğunu göstermektedir.”
Görüldüğü gibi 1997 yılındaki komisyon raporunda RDX’in profesyonel, tabiri caizse hedefi imhaya yönelik saldırılarda kullanıldığı ifadesi yer alıyor.
- Ardından PKK terör örgütünün de bulunduğu bazı örgütlere yapılan operasyonlarda RDX ele geçirilmiş, ancak bu patlayıcıyı bir suikastta daha kullanmışlardı. Eski Kültür Bakanı ve Gazeteci-Yazar Ahmet Taner Kışlalı 21 Ekim 1999’da arabasına yerleştirilen patlayıcının infilak etmesi sonucunda hayatını kaybetmişti. Etkisi güçlendirilsin diye patlayıcının içine RDX maddesi de eklenmişti.
- El Kaide’nin 2003 yılındaki İstanbul saldırılarında da RDX karışımı patlayıcı düzeneğinin hazırlandığı ortaya çıkmıştı.
ŞEMDİNLİ KUMPASINDA DA RDX İZİ VAR
- İlginç bir bilgi de, FETÖ’nün TSK’ya yönelik ilk kumpasları arasında sayılan 2005 yılındaki Şemdinli Umut Kitabevi bombalaması sonrasında yapılan incelemede kitabevinden alınan toprak parçasında RDX maddesine rastlanmıştı ve bu bilgi dava dosyasına girmişti. Şimdi aklıma şu soru geliyor. RDX Türk ordusunun envanterinde olsa, birileri sürekli “Türk ordusu da kullanıyor” diye bas bas bağırırdı. Ancak böyle bir habere veya bilgiye ulaşamadım. O zaman kitabevindeki olayda kullanılan patlayıcıdaki RDX kime aitti? Bilen varsa bana bir açıklasın.  (O kumpasın mağdurları Astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile Haber Elemanı Veysel Ateş’in halen cezaevinde tutulduğunu da hatırlatalım)
ANAFARTALAR PATLAYICILARI KUZEY IRAK’TAN
- Devam edelim… 2007 yılındaki gerçekleştirilen Ankara Anafartalar Çarşısı saldırısında kullanılan patlayıcıda da RDX tespit edilmişti. İlginçtir yapılan araştırmada bombacının Suriye’den, patlayıcıların da Kuzey Irak’tan getirildiği tespit edilmişti.
Listeyi uzatmayalım. Uzadıkça canımızı daha çok sıkmayalım. Ayrıntısına girmeden çok sayıda vatandaşımızı, canımızı kurban verdiğimiz Diyarbakır Final Dersanesi ve İstanbul Göngören, İstanbul Halkalı, Ankara Güvenpark, İstanbul Beşiktaş, Kayseri saldırılarında da RDX izine rastlanmıştı. Bu saydığım saldırıların faili PKK terör örgütüydü. Yani örgüt son iki saldırı sonrasında birilerinin alttan alta söylediği gibi sadece güvenlik güçlerimizi değil, doğrudan vatandaşlarımızı da hedef alan saldırılar yapmıştı.
Yani görüldüğü gibi, terör örgütü açısından, asker sivil fark etmeden hedefe odaklı, kayıp verdirmeyi amaçlayan saldırılarda bu madde karşımıza çıkmıştı.
O DEPOLARDA RDX Mİ VARDI?
Parçaları birleştirmeye çalışırken bir haberimizi hatırladım. 2015 yılının Eylül ayında şu bilgiye ulaşmıştım. Türk Silahlı Kuvvetleri, 10 Eylül’de Irak’ın kuzeyindeki terör kamplarına hava harekatı düzenleme kararı alır. Hedef bir cephanelik tespit edilen Gare kampıdır. Bu operasyon, ikili anlaşmalar çerçevesinde oluşturulan Irak’taki ortak üsteki Amerikalılara bizim subaylarımız tarafından aktarılır. Amerikalılar ise bu harekatın yapılmamasını talep ve bu taleplerinde ısrar ederler. Gerekçeleri ilginçtir: “Orada unsurlarımız var.”
Ancak TSK yönetimi bu talebi reddeder ve operasyon emrini verir. Operasyonda bir cephanelik sanılan yerde 4 ayrı şiddetli patlama tespit edilir. Bunun anlamı kampta bir değil 4 depo vardır. Patlamalar çok şiddetlidir.
Bir başka parça koyalım yanına.
2012 yılında PKK’nın Suriye’nin Afrin kentindeki kampından Türkiye’ye geçen ve Antalya bölgesindeki eylemlerden sonra yakalanan Özgür murat kod adlı “bombacı” Barış Kızılçay’ın ifadesinde şu ilginç bilgiler vardı: “(PKK’nın Suikast/Saldırı Okulu) Gare alanı içinde araç gereç imalatı, bilgisayar programcılığı gibi bölümlerden oluşur. 20-30 kişilik mevcudu olan bir okuldur. Okulda, pratik şehir eylemi için sigara paketi, cips paketi, konserve ve benzeri düzenek şeklinde, 5, 10, 15, 20 dakikalık süreleri olan çok incelenmeden, herhangi bir noktadan dikkat çekmeyen, içinde RDX, çok şiddetli patlayıcılar olan kola ve gazoz karışımlı patlayıcılar öğretilir. Okulda, “Patlayıcıların Şeytanı” olarak isimlendirilen bir patlayıcı çeşidi vardır. Patlayıcının miktarı 250 ml. Yaptığı hasar 1.75 boylarında ve 65-70 kilogramlık bir kişinin toplayabildiğimiz miktarı 15 kilogramdır.(Patlayıcıdan etkilenen)”
Amerikalıların "unsurlarımız var" dediği yerde terör örgütü suikast/saldırı eğitimi veriyor. Orada RDX var ve 2015’teki o operasyonda beklenmeyen şiddette depolar patlıyor. O dönem görüştüğüm önemli bir uzman "Neden engellemek istemiş olabilirler" soruma şu yanıtı vermişti:
"İki neden sayabiliriz. Birincisi, o depolardan haberdardırlar çünkü o depoları kendileri doldurmuştur ve imhasını istememişlerdir. İkincisi de gerçekten de kendi unsurları vardır. Veya her ikisi birden."
Bu bilgileri not ederek devam edelim.
"RDX KOKAİN GİBİDİR KOLAY BULAMAZSIN"
Bir dönem terör örgütlerinin kullandığı patlayıcı sistemleri konusunda ciddi araştırmalar yapan değerli bir dostumla sohbette ilginç bilgiler aktardı. Aktardığı bilgileri yorumsuz aktarıyorum:
“RDX, Tetril ya da Dinol etkili patlayıcıdırlar. Bunların ortak özellikleri kütleleri küçük olmasına rağmen C4, TNT gibi bileşenli patlayıcılardan daha etkilidir. Çok küçük boyutlarda oldukları için kolay saklanabiliyor. Etkisi diğer patlayıcılara göre fazla.
RDX hassas patlayıcı sınıfındandır. Kolay temin edilemediği için az miktarda bulunur. Bir TNT, C4 gibi yaygın değildir. Genelde fünyelerde başlatıcı patlayıcı olarak kullanılır ve vücuttaki statik enerji bile bunları harekete geçirebilir. Riskli patlayıcı grubundandır. Bu riski dolayısıyla terör örgütleri bunları pek kullanmaz.
Ayrıca her yerden temin edilebilecek bir patlayıcı değildir. RDX için uyuşturucu ile karşılaştırmalı bir örnek verebilirim. Esrar her yerde yetişir. Kolay temin edilir ama bir kokain, koka ağacından üretilir. Bu da sadece Latin Amerika’da bulunmakta. Yani bu uyuşturucuya ulaşmak zor ve maliyetli. Karşılaştıracak olursak C4 ve TNT esrar ise RDX kokain gibidir.”
Tespitler bana ilginç geldi. Size de geldi mi bilemem.
Bir kısım parçayı birleştirince böyle bir fotoğraf karşıma çıktı. Anlamlandırmak açısından size de sorayım. Bu fotoğraftan bir şeyler bulabildiniz mi?

Hiç yorum yok: