12 Eylül 2012 Çarşamba

ABD LİBYA BÜYÜKELÇİSİ'NİN ÖLDÜRÜLMESİ ÜZERİNE...

ABD’nin Libya Büyükelçisi Christopher Stevens Bingazi’de düzenlenen saldırıda öldürüldü. Saldırıda üç elçilik çalışanının da hayatını kaybettiği belirtildi.

Bir saldırıda, ABD Büyükelçisi'nin hedeflenmesi ve öldürülmesi büyük çapta bir operasyon gerektirir. Herkes, "bu operasyonun arkasında kim olduğu" sorusuna yanıt arıyor.

Bu çerçevede bazı tespitleri alt alta koymakta fayda var.


- ABD, özellikle son bir yıldaki Arap Baharı sürecine direkt müdahale etmedi, maşa kullanmayı tercih etti.

- ABD kamuoyunda, özellikle Irak işgalinin uzamasıyla birlikte "Ortadoğu'da işimiz yok" algısı güçlendi. Bu algı sayesinde 2008'deki Başkanlık seçimini savaş yanlısı Cumhuriyetçiler değil, "Irak'tan asker çekeceğim" vaadinde bulunan Obama'lı Demokratlar kazandı. Amerikan kamuoyu, yazılan-çizilenlere göre, liboşların ve yandaş gazetecilerin Arap Baharı olarak adlandırdığı süreçte, müdahaleye de karşı çıkıyor.

Yine bu çerçevede;

- ABD Büyükelçisi'nin tam da 11 Eylül'ün yıldönümünde öldürülmesi dikkat çekici. Bu tarihte, ABD halkında yoğun bir duygusallık olduğu söyleniyor. Dünya basınına düşen fotoğraflar ve görüntülerden de anlaşılacağı üzere, bu duygusallık gerçek. Büyükelçinin ölümünün 11 Eylül'e denk gelmesi tesadüf olabilir. Ancak olmayabilir de...

- Saldırıyı, El Kaide'de de hakim olan Selefilerin gerçekleştirmesi yine dikkat çekiyor. Amerikan elçisini öldüren Selefilerin, Suriye'de de Esad yönetimine karşı savaştığını unutmamak gerekiyor.

- Son dönemlerde en yoğun tartışmanın "ABD'nin Suriye'ye askeri müdahalesi" olduğunu hatırlayalım.

Belki benim ilk anda aklıma gelmeyen başka bazı tespitler de olabilir. Ancak bu maddeler ışığında, kafama şu soru takılıyor:

Acaba birileri, Amerikan kamuoyunda "Ortadoğu'da, özellikle de Suriye'de askeri müdahale gerekli" algısının taşlarını mı döşemeye başladı?

CEYHUN BOZKURT

oceyhunb@gmail.com

bozkurtceyhun@yandex.com

https://twitter.com/cyhnbzkrt


https://www.facebook.com/cyhnbzkrt

Hiç yorum yok: