25 Temmuz 2011 Pazartesi

TÜRK-KÜRT AYRIŞMASININ NEDENLERİ

Son günlerde, özellikle de Diyarbakır Silvan'da 13 şehit verilmesinden sonra Batı bölgelerimizdeki illerde Kürt kökenli yurttaşlara yönelik saldırılar arttı.

Vatandaşlar çok çabuk tahriklere kapılır, hemen saldırıya geçer oldu.

Bunda PKK'nın provokatif eylemlerinin etkisi çok büyük.


Terör saldırısının yapıldığı gün bir de kör gözüm parmağına der gibi "Demokratik Özerklik" ilanı, Türkiye'yi ayağa kaldırdı.

Ayrıca yine PKK'ya bağlı grupların, şehit cenazelerinin olduğu günlerde dahi sokaklarda eylemler yapması vatandaşları çileden çıkardı.

Ancak bir süredir PKK'ya tepki, Kürtlere yönelik tepkiye dönüşüyor.

Özellikle İstanbul Zeytinburnu'da Kürtlere yönelik şiddetli tepkinin nedeni konusunda akıl yürütmeler yaşanıyor.

Gerek sosyal paylaşım alanındaki gerek yüz yüze çok sayıda dost, artık bir ayrımın başladığını, araya kan girdiğini dile getiriyor. Yani umutsuzlar...

Ne yalan söyleyeyim, bende bu konuda artık sıkıntılı bir sürece girdiğimize inanıyorum.

Ama bu konunun çözümünün aslında çok basit bir kaç yasal düzenleme ve bazı askeri başarılarla yeniden sağlanabileceği kanaati de hakim.

Neden mi?

Anlatayım...

Batı bölgelerimizdeki Kürt kökenli yurttaşlara saldırıların birçok siyasal, toplumsal, kültürel nedeni olabilir.

Ancak bence en önemlisi, vatandaşlarda artık teröre cezayı kendi verme istekleri olarak yorumluyorum.

Hatırlayın, 1990'lı yıllarda da PKK çok sert terör eylemleri gerçekleştiriyor, çok sayıda şehit cenazesi kaldırılıyordu. Ancak o dönem bu şekilde saldırılar söz konusu olmuyordu. Çünkü bunun birkaç nedeni vardı. Aklımıza ilk gelenleri sıralayalım:

1- Güven duyulan bir devlet vardı.

2- Güven duyulan bir Türk Silahlı Kuvvetleri vardı. Bu güven sayesinde PKK terör örgütünün, TSK eliyle mutlaka cezalandırılacağına inanılıyordu.

3- Teröre karşı ortak bir tavır gösterilebiliyor, bu tavır da PKK'nın siyasal kanadının güçlenmesini engelliyordu.

4- Emperyalist etki bu kadar değildi.

5- Başta internet olmak üzere çok sayıda iletişim aracıyla provokatif yayınlar yapılmıyordu.

İlk aklıma gelenler böyle.

O günlerle bugünler arasındat artık çok fark var.

Neden mi?

1- Artık insanlarda devlete güven, bizzat devleti yönetenler tarafından zedelenmiş durumda.

2- Kendisi saldırı altında olan ve zayıflatılmış bir TSK'nın PKK'ya darbe indireceğine halk inanmıyor. Bu nedenle PKK'ya karşı hıncını sokağa taşırmaya başladı. Bu yüzden de teröristle karşı karşıya gelemeyince ilk hedef olarak çevresinde bulunan Kürtler belirleniyor ve "ceza kesiliyor".

3- AKP ayrı, CHP ayrı, MHP ayrı bir siyaset izliyor. Bu bölünmüşlükte, terör örgütünün siyasi kanadı, 1999'dan beri oluşturduğu altyapı ile daha etkili çıkışlar yapabiliyor, psikolojik üstünlüğü ele geçirebiliyor.

4- ABD ve AB gibi emperyalist güçler, AB aday üyeliği, Irak'ın işgali, kukla devlet kurmaları gibi çok sayıda mevzi kazandı ve maalesef Türk devletinin sinir mekanizmalarını tahrip etti. Terör örgütünü de kullanan bu yapılar, Türkiye'nin bileğini bükmek için son güçleriyle saldırıya geçti.

5- Belli yayın organları, internet ortamında yapılan yayınlar ve PKK'nın psikolojik savaşı, ABD desteğiyle öğrenmesi ve ele geçirmesi toplumda umutsuzluğu, bununla beraber hıncı da artırdı.

6- (Bu madde bir arkadaşımın bir hatırlatma yapmasıyla eklendi) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, adeta Türk-Kürt iç savaşını tetikleyecek bir dille, "Söz bitti" türünden ifadeler kullanması da bu saldırılarda etkili oldu. Birincisi, PKK'ya yönelik tepki farklı, genel anlamda gösterilecek tepki farklı olmalı. Eğer psikolojik, askeri, sosyolojik zemini hazırlanmadan, çok sert tepkiler verilirse, bu tepkiler sokaklara da taşar. Bu da istemediğimiz görüntülere neden olur. Ayrıca terörün bu kadar büyük boyutlu bir tehdit haline gelmesinde, Erdoğan'ın 9 yıllık politikalarının etkili olduğu da düşünülürse, bu çıkışta, bir Türk-Kürt iç savaşı çıkartmanın yapı taşlarını döşeme amacı taşındığı yorumu da yapılabilir.

Türk milleti bu nedenlerden dolayı, dağa çıkıp, teröristle karşı karşıya gelemediği için, hıncını en yakınındaki komşusundan, mahallelisinden çıkarmaya başladı. Bu psikolojik bir olaydır.

Bu sorunu çözmek de yukarıdaki maddelerle bağlantılı çözümler getirmekle mümkün olur...

Hiç yorum yok: