24 Ocak 2011 Pazartesi

YAŞASAYDI SİLİVRİ'DEYDİ

Şu saat itibariyle 24 Ocak'a girdik.
O'nsuz geçen tam 18 sene.
O lanet günden öncesinin toplamı 15 sene.
Yani O'nsuz geçen yıllar daha fazla.


Sanki O'nu çok iyi tanıyormuşum gibi başladım.
Ama tanıyorum.
Bedenen değil belki ama O'nun ruhunu, beynini, kalbini çok iyi tanıyorum.
Aynen Türkiye'deki milyonlarca insan gibi...

O'nu tanımla deseler belki çok iyi bir babaydı, amcaydı, ağabeydi diyemeyeceğim.
Ama şunu söyleyebilirim:
O tavizsiz bir Atatürkçü, Kuvayi Milliyeci, Milliyetçi, Devrimci, Bağımsızlıkçı, Cumhuriyetçi, Halkçı, Aydınlanma savaşçısı ve anti-emperyalist.
Evet anti-emperyalist...
O'nu böyle tanımlayabilirim.

Tam 18 yıl önce bu saydıklarım dolayısıyla katlettiler...
Ama kendi cümlesinde olduğu gibi "Öyleyse vurun parçalayın! Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar doğacaktır"...
Bu ifade hayata geçmiştir.
Bizler geldik. Milyonlarca bağımsızlık sevdalısı.
Islıklarımızla haykırıyoruz bugünlerde o zalimlere...
O'nu katledenlerin yüzüne bugün daha bir gür ıslık çalıyoruz.

Birileri O'nu hatırlatmak istemiyor.
"24 Ocak'ta ne olmuştu" sorusunu sormuyorlar inatla.
Ama biz hatırlıyoruz onlara inat.
Bugünü hiç hafızalarımızdan kazımayacağız.
Aynen kalacak bu tarih belleklerimizde.
O gün, bağımsızlık günü, bu tarihi daha bir gür hatırlamak için unutmuyoruz.
O gün gelince, O'nu katledenlerin suratına daha bir gür çarpmak için hatırlıyoruz.

Bugün daha iyi anlıyoruz O'nsuz geçen seneleri.
Çünkü adım gibi eminim, O yaşasaydı o da bizimle birlikte isyan ederdi.
RABITA'ları, bu memleketin gençlerini birbirine kırdıran zalimleri yazardı.
O bize Atatürk felsefesini hatırlatırdı.
Bağımsızlık sevdasını...
BOP'a isyan ederdi.
Kukla devlete karşı durur, Türk ordusu'na saldırıya karşı kendi göğsünü siper ederdi.
Bu nedenle de O yaşasaydı eğer bir sabah operasyonuyla evinden alınırdı.
Alınma gerekçesi emperyalizmle işbirlikçiliği reddetmek olurdu.
Anti-emperyalist olmak olurdu suçu.
Kuvayi Milliyeci olmakla suçlanır, milliyetçi ve devrimci olduğu için telefon konuşmaları çarşaf çarşaf yazılırdı.
O eğer yaşasaydı bugün gazetelerden O'nun Silivri'de yaptığı savunmayı okuyor olurduk.

Ama çok şükür ki, Uğur Mumcular yaşıyor.
Silivri'de de olsalar, mücadelelerini bırakmıyorlar.
Nur içinde yat büyük vatansever.
Bizlere keskin kalemin ve kırık gözlüğün miras kaldı.
Bu mirası ilelebet saklamak da bizim görevimiz olsun...

Hiç yorum yok: